Yaşınızı “el”e veren sadece boynunuz değil!

Eliniz de tıpkı yüzünüz ve boynunuz gibi yaz ve kış aylarında her türlü etkiye en çok maruz kalan yerlerdir. Soğuk, sıcak, güneş ışınları gibi doğal çevresel etkenlerden başka, onları her yıkadığımızda koruyucu katmana biraz daha fazla zarar veriyoruz. Çoğu zaman yıkamakla yetinmeyip, dezenfektan veya “dezenfekte edici” kimyasallara boğuyoruz ellerimizi.

Elinize dışarıdan sürerek uyguladığınız kremler, yağlar ve çeşitli kozmetiklerin büyük bir çoğunluğu etkisini çok kısa sürede yitirir, büyük bir kısmı da bir sonraki yıkamada sabunla uzaklaştırılmış olur.

Neredeyse reklamların tümünde duyduğumuz “derinlemesine nemlendirme” ne kadar derine inebilmektedir sizce?

İşin aslı şu ki, deride suyu tutan eleman, “Hyaluronan“dır, diğer adıyla Hyaluronik Asit. Ve bu madde, ciltten ancak eser miktarda emilebilmektedir. Yani ellerinize bir kilo da sürseniz, ancak küçük bir miktar emilecektir.

Hyaluronan‘ı cildinize vermenin mantıklı yolu, onu cildinizin içerisine, dermis tabakasına enjekte etmektir. Bu yolla, hedefi onikiden vurmuş olursunuz.

Verilen Hyaluronan, suyu tutarak cildinizin kaybettiği nemi geri kazanmasını sağlar. Bilindiği üzere, Hyaluronik Asit kendi ağırlığının kat kat fazlası ağırlıktaki suyu tutabilmektedir. Böylelikle cildinizin kuruluğu da azaltılmış ve daha genç bir görünüm kazandırılmış olunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Op. Dr. Oygar Aytekin
Hemen bizimle yazışmaya başlayabilirsiniz!