Badem Göz Estetiği

Gözlerden okunuyor...

Gözlerle ilgili çok özlü söz vardır. Onların ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Renkleri kadar şekilleri de çok etkileyicidir. Her gün aynanın karşısında kalem çekilmesinin, özel bir şekil verilmesinin sebebi de budur.

Siyah kalem çekerek hep dış köşenin olduğundan daha “yukarı” doğru uzandığı izlenimi yaratılır. Yani çekik bir yapıdaymış gibi görünmesi istenir. Bu görünüme “badem göz” diyoruz. İngilizce de de “almond eye” diye yerleşmiş bu isim.

Neden böyle yapıldığı noktasına geldiğimizde tabii ki bir takım cevaplar vardır. En basiti;

“canım öyle istiyor…”

Ancak tıbbi açıdan baktığımızda durumu şöyle izah edebiliriz; yüzde, yüzü oluşturan her bir ögenin diğerleriyle arasında belirli oranlar vardır. “Altın oran”ı mutlaka duymuşsunuzdur. Bununla birlikte yine her bir ögenin yatay – dikey düzlemlere ve birbirleriyle aralarında oluşturdukları düzlemlere göre olması gereken açılar vardır. Bu ölçüler ve oranlar bize okulda öğretilmemiş olsa da bu bilgiler benliğimizde saklı olarak mevcuttur. Aslında asetat folyoya yapılmış bir çizimi kalıp olarak kullanıyor ve o kalıbı resimler üzerinde gezdirip çizime uygun şekli arar gibi görüyoruz insanları. O kalıp sanki gözlerimizde mevcut ve çizime uyan insanları beğeniyor, çekici buluyor, seviyoruz.

Burada konumuz ölçülerin ve oranların nasıl olduğu değil. Yine de kabaca diyebiliriz ki gözün iç köşesiyle dış köşesi arasındaki açı 5 ila 8 derece arasında olursa buna “pozitif eğim” diyoruz ve istenen estetik görüntü bu olup güzel, çekici, genç bir ifade verir. Açının 0 olmasına “nötral eğim” deniyor, yorgun ve yaşlanmakta olan bir ifade verdiğinden çok isteyenmeyen bir durumdur.

İfade edilecek olan şudur; gözler yüzün çok önemli ögelerindendir ve şakaklara doğru “hafifçe yukarı doğru çekik” olması arzu edilir. O kadar…

Peki tersi olursa ne olur? Neden “o çizim” böyle? Neden gözün dış köşesi “yanağa doğru inik” olunca çekiciliğini yitiriyor? İşte buna da “negatif eğim” denir. Üzgün, depresif bir ruh halini yansıtır. Hatta bazı kaynaklarda “düşük IQ” düşündürdüğü ifade edilmiştir ancak bu tabii ki gerçeği yansıtmıyor. Bahsi geçen kalıp insanoğlunun var oluşundan beri olan tecrübelere göre bilinç dışı oluşturulmuş bir çizimdir! Genetiğimize kazınmıştır. Aynı durum aslında tüm canlılar için geçerlidir ve bu hiç de boşuna geliştirilmiş bir mekanizma değildir; çünkü hiçbir birey hastalıklı bir birey ile çiftleşmek istemez! Kalıp sayesinde “sağlıklı – hastalıklı” ayrımını yapabiliyoruz… Gözün dış köşesinin aşağı doğru olması -Treacher Collins, Crouzon, Euryblepharon sendromları gibi- bazı genetik hastalılarda görüldüğünden, bilincimiz bu ihtimalin gerçek olması riskine girmek istemez. Bu kadar basit…

Menü
Do NOT follow this link or you will be banned from the site! Call Now ButtonHEMEN ARAYIN!
Op. Dr. Oygar Aytekin
Hemen bizimle yazışmaya başlayabilirsiniz!